|
BAŞKENT’İN
GAZETESİ |
|
|||||||||||||||||||||||||
|
Bakanlar Kurulu, 35 adet Parsel için
bir şirket lehine "ACELE KAMULAŞTIRMA" kararı vermiştir.
Karar, 3 Ocak 2008 tarih ve 26745 sayılı Resmi Gazete‘de aşağıdaki
şekilde yayımlanmıştır. "İzmir İli sınırları içerisinde, Tüprag Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
uhdesindeki İR:5419 sayılı maden sahasında bulunan ve ekli listede ada ve
parsel numaraları belirtilen alanların, anılan Şirket tarafından üretim
faaliyetlerinde bulunulması, tesis kurulması ve sağlık koruma bandı
oluşturulması amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından acele
kamulaştırılması; adı geçen Bakanlığın 23/11/2007
tarihli ve 54985 sayılı yazısı üzerine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu‘nun 27 nci maddesine göre,
Bakanlar Kurulu‘nca 10/12/2007 tarihinde
kararlaştırılmıştır." Taşınmazları hakkında tüm iradelerini
ortadan kaldıran bu anti demokratik karar nedeniyle 35 çiftçi söz konusu
kararın iptali için yargı yoluna başvurmuştur. Kamulaştırma, Anayasanın,"Kamu
Yararı" başlığı altındaki 46.maddesine göre yapılmaktadır. Söz
konusu maddenin ilgili bölümü aşağıdaki gibidir. "Devlet ve kamu tüzel kişileri;
kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek
şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir
kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar
üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir". Acele Kamulaştırma ise 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanununun 27. Maddesine uyarınca yapılmaktadır. Buna göre; 3634 sayılı Milli Müdafaa
Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya
aceleliğine, Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla
öngörülen olağanüstü durumlarda, bir taşınmazın "Acele
Kamulaştırılması" yapılabilmektedir. Henüz hiçbir üretim faaliyetinin
başlamadığı bir işletmede, üretim faaliyetlerinde bulunulması, tesis
kurulması ve sağlık koruma bandı oluşturulmasında nasıl bir " Milli
Müdafaa" gereksinimi veya "olağanüstü" durum
gerekçesi ile "Acele Kamulaştırma" kararı alınabiliyor. Söz konusu karar yanlış ve
antidemokratiktir. Anti demokratiktir, çünkü bir şirket lehine devlet erkini
kullanmak anlamına gelmekte ve taşınmazların sahiplerine söz hakkı
bırakmamaktadır. Yerel halkın onayını almamış hiçbir
ekonomik girişimin ülkeye yarar getirmesi beklenemez. Madencilik sektörüne
ilişkin alınacak kararlarda ilgili yöre halkının da katılımı sağlanmalıdır. Odamız, sürekli olarak üretimi ve
sanayileşmeyi savunmaktadır. Ancak; kişi, firma veya şirketler lehine
kullanılan önceliklerde kamu yararı yoksa doğru bulmadığını da açıkça
vurgulamaktadır. Bugüne kadar, kamu kurumları için bile pek uygulanmayan bu yöntemin
bir firma için uygulanması "özel" bir durumdur. Söz konusu karar yanlış ve haksız bir
uygulamadır, derhal geri çekilmelidir. Aksi takdirde bir emsal oluşturacak ve
bu tür uygulamaların önünü açacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu
|