|
EVDEKİ HESAPLAR
DEĞİŞTİ...
HEPİMİZ ŞEHİT
ANASIYIZ BU ÜLKEDE...
Evdeki hesap çarşıya uymadı bence.
Tarihlerin
diliyle mesaj veriliyordu yine.
Tavır aslında belirgindi. 5 Şubat, “Laikliğin Yıldönümü”
idi; sıkmabaş,türban davası olarak TBMM’ye getirildi. Toplumsal
duyarlılık ve dilekçe kampanyaları umursanmadı; 9 Mart’ta Anayasa’nın
maddelerindeki değişiklik, “hasat” beklentili ortakların anlaşmalarıyla 411
oyla kabul edildi. 11 Mart’ta Cumhurbaşkanı’na sunulması gereken yasal
değişikliğin, redaksiyon bahanesiyle bir gün bekletilip 12 Mart’ta Köşk’e
teslim edilmesinin nedeni , resmi gazetedeki ilanı
28 Şubat’a denk getirip gazetelere “28 Şubat’ın Rövanşı” manşetini
attırabilmekti. Karşı devrim, kendi bayrağını böyle dalgalandırmak
hevesindeydi de bu kez taktik değiştirmek zorunda kalındı.
Kahraman
ordumuzun kara harekatına başlamasıyla, böyle bir
gündem oluşturmanın karizmalara uygun düşmeyeceği anlaşılınca evdeki hesap
çarşıya uymayıverdi.
Kahraman Türk Ordusu’na karşı bir davranış bu kez hiç mi hiç
uygun düşmeyince, PKK’ya karşı çok zor kış şartlarında yapılan savaşın
gölgesinde, şehit haberlerinin arasından Köşk’ten sıyrılıverdi sıkmabaş onayı.
Kasaba kurnazlığı mı denir böylesine bir davranışa yoksa
çaresizlik mi?
AİHM’ye bu konuda dava
açanlardan farklı bir yanıt beklemiyorduk zaten; sadece tarihte sapma oldu
bize göre.
NEYSE, “HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR”, DEĞİL Mİ?
Kucaklanılmasına söz verilen MİLLETİN hangi millet olduğunu
da böylece görmüş olduk.
Sosyal Sigortalar yasasının maddeleri arasına sıkıştırıverilen milletvekili maaş artışı ise PES
dedirtecek cinsten.
DTP milletvekilleri de kimin vekilleri olduklarını ayan
beyan açıkediverdiler.
Bu MECLİSle mi yönetilmeyi sürdüreceğiz, diye hayıflanan
hayıflanana.
Bir yerde iyi oluyor; gerçek yüzlerini görüyoruz,
demokrasiyi araç olarak kullananların.
Gençlere hitabeden başbakan Tayyip
Erdoğan , bir yandan Atatürk’ün adını ağzından
düşürmezken bir yandan da hedefe çok az kaldığından söz ediyordu.
Ulaşılacağından sözedilen hedef
acaba hangi hedeftir?
Önümüzde 3 Mart var, ülkemizde hilafetin kaldırılmasının
yıldönümü. O güne de uygun özel bir gündem oluşturur mu bu AKP
iktidarı, ne dersiniz?
Biz de tarihlerin diliyle gerekli mesajları veririz, gereken
kişilere gereken yerde.
8 Mart “Dünya Kadınlar Günü”.
Artık bir günle yetinmiyoruz.
Şehitlerin anaları susamaz.
HEPİMİZ ŞEHİT
ANASIYIZ BU ÜLKEDE...
“Ya İstiklal Ya Ölüm” diyerek Vatan kurtaran atalarımızın
torunlarıyız.
ABD emperyalizminin emellerine kurban edemeyiz ülkemizi.
Bizi bölüp parçalamayı yine başaramayacaklar.
Bir bez parçasına namus bağlamaya çalışanların da hevesleri
kursaklarında kalacak.
ANADOLU insanı öyle bir şahlanacak ki ağızlarının suyu
akanlar bir kez daha şaşıp kalacak.
TÜRK İNSANI ŞAŞIRTMAYI SEVER....
|